Tüm YazılarBağımlılık

İlişki Bağımlılığı vs. Sevgi Arasındaki Fark

Psk. Dan. Meltem Çağlar27 Ekim 20267 dk okuma
İlişki Bağımlılığı vs. Sevgi Arasındaki Fark

Aşırı fedakarlık, kıskançlık ve onsuz yaşayamama hissinin gerçek bir sevgi mi yoksa bir ilişki bağımlılığı mı olduğunu nasıl ayırt ederiz?

Sevgi Özgürleştirir, Bağımlılık Tutsak Eder

Toplum, romanlar ve filmler bize 'Aşk acı çekmektir', 'O olmazsa nefes alamam' gibi zehirli inançları 'büyük aşk' olarak pazarlar. Oysa psikolojik açıdan sevgi ve bağımlılık birbirine tamamen zıt iki kavramdır.

Gerçek sevgi, iki bağımsız, tam ve bütün bireyin bir araya gelerek hayatı paylaşmasıdır (karşılıklı bağlılık). İlişki bağımlılığı ise kişinin kendisini eksik, yarım ve değersiz hissedip, hayatta kalmak (tamamlanmak) için diğer kişiye bir parazit gibi tutunmasıdır.

Bağımlılığın İşaretleri

Bağımlı bir ilişkide kişi tüm dünyasını partnerinin etrafında inşa eder. Kendi hobilerinden, arkadaşlarından ve değerlerinden vazgeçer. Partnerinin ruh haline göre yaşar; o mutluysa mutlu, o öfkeliyse gergindir (sınırların yok olması).

Aşırı kıskançlık, sürekli onay (beni seviyor musun) ihtiyacı ve yalnız kalma (terk edilme) korkusu vardır. Kişi ilişkinin kendisine zarar verdiğini, mutsuz olduğunu bildiği halde (tıpkı bir uyuşturucu bağımlısı gibi) ayrılamaz; ayrıldığında şiddetli 'yoksunluk' (panik, boşluk) yaşar ve geri döner.

Çocukluktaki Yaraların Yetişkinliğe Yansıması

İlişki bağımlılığının kökleri genellikle çocukluk dönemine, özellikle de 'kaygılı bağlanma' stiline dayanır. Çocukluğunda ebeveyninden tutarsız sevgi gören (bazen sevilen, bazen itilen) veya duygusal ihtiyaçları karşılanmayan kişiler, yetişkinlikte sevginin ancak 'aşırı çabalayarak', 'kendinden vazgeçerek' ve 'acı çekerek' kazanılacağına inanırlar.

Bu kişiler genellikle, kendilerine kötü davranan, ulaşılmaz veya narsisistik partnerleri 'kurtarılacak projeler' olarak seçerler (eş-bağımlılık).

Kendine Dönüş ve Toparlanma

İlişki bağımlılığından kurtulmanın yolu, yeni ve 'daha iyi' bir ilişki bulmak değildir. Boşluğu başka bir insanla doldurmaya çalışmak döngüyü sadece tekrar başlatır.

Gerçek değişim, yalnız kalabilme kapasitesini (solitude) geliştirmek, kendi içsel boşluğunu kendisi doldurabilmek ve öz-değerini onarmaktır. Psikolojik danışmanlık, kişinin çocukluk yaralarını anlamlandırmasına yardım ederek, kendisiyle sağlıklı bir ilişki kurmasını ('Ben tek başıma da tamım' demesini) sağlar. Kendini seven insan, kendine zarar veren ilişkilerde kalmaz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi ya da psikiyatrik bir değerlendirmenin yerine geçmez. Belirtileriniz yoğunsa veya günlük yaşamınızı zorlaştırıyorsa bir hekime başvurmanız önerilir.

Profesyonel Destek Almak İster Misiniz?

Kendinizi daha iyi tanımak ve yaşam kalitenizi artırmak için ilk adımı atın. Size özel bir danışmanlık süreci için randevu oluşturabilirsiniz.

Randevu Al