Sizin yaşamadığınız ama ailenizin geçmişinde olan travmaların (savaş, göç, kayıp) psikolojinizi nasıl etkilediğini ve bu zinciri nasıl kırabileceğinizi inceleyin.
Kuşaklararası Travma Nedir?
Bazen içimizde nedenini bilmediğimiz derin bir korku, kıtlık bilinci veya sürekli bir yas hali hissederiz. Psikoloji, bireylerin sadece kendi yaşadıkları olaylardan değil, atalarının (anne, baba, büyükanne, büyükbaba) yaşadığı çözümlenmemiş travmalardan da etkilenebileceğini göstermektedir.
Buna 'Kuşaklararası (veya nesiller arası) Travma Aktarımı' denir. Savaş, zorunlu göç (mübadele), soykırım, aşırı yoksulluk veya aile içindeki sırlar, erken kayıplar, konuşulmayan acılar bir sonraki nesle psikolojik miras olarak devredilir.
Epigenetik ve Bilimsel Kanıtlar
Bu aktarım sadece davranışsal değildir; biyolojik bir temeli de vardır. 'Epigenetik' bilim dalı, yaşanan şiddetli travmaların (örneğin Holokost kurtulanlarında), genlerin DNA dizilimini değil ama genlerin 'okunma biçimini' (ifadesini) etkileyebildiğine işaret etmektedir.
Bu epigenetik değişimler, sonraki nesillerin strese karşı daha duyarlı olmalarına ve yoğun kaygıya daha yatkın olmalarına neden olabilir. Beden, yaşanmamış bir tehlikeyi 'hatırlar'.
Sırların ve Sessizliğin Yükü
Davranışsal aktarım ise genellikle 'sessizlik' üzerinden olur. Ailede yaşanan utanç verici veya acı bir olay konuşulmaz, bir 'sır' haline getirilir. Ancak çocuklar, yetişkinlerin beden dilindeki gerginliği, kaçınılan konuları ve bastırılmış yası hissederler.
Örneğin, yoksulluk veya kıtlık çekmiş bir ebeveynin çocuğuna aktardığı 'yemek atılmaz, her an aç kalabiliriz' korkusu, çocuğun yetişkinliğinde güvende olmasına rağmen sürekli istifleme veya yemekle sorunlu bir ilişki geliştirmesine yol açabilir.
Zinciri Kırmak
Kuşaklararası travma aktarımını durdurmanın ilk adımı farkındalıktır. Aile geçmişinizi, göç hikayelerinizi ve konuşulmayan kayıpları araştırmak, kendi anlamsız korkularınızı anlamlandırmanızı sağlar.
'Benimle başlamadı' (It didn't start with me) gerçeğini kabul ettikten sonra, o acının size ait olmadığını fark edersiniz. Psikolojik danışmanlık süreci, bu yükü atalara sevgiyle iade edip, yeni nesillere daha sağlıklı bir psikolojik miras bırakmanız (zinciri kırmanız) için bir alan sunar.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi ya da psikiyatrik bir değerlendirmenin yerine geçmez. Belirtileriniz yoğunsa veya günlük yaşamınızı zorlaştırıyorsa bir hekime başvurmanız önerilir.
Profesyonel Destek Almak İster Misiniz?
Kendinizi daha iyi tanımak ve yaşam kalitenizi artırmak için ilk adımı atın. Size özel bir danışmanlık süreci için randevu oluşturabilirsiniz.
Randevu Al


